kazananlar 2019

Hemşİrelİk ve Ebelİk Araştırma Ödülü’ nün kazananlarını keşfedin

Nihal Özkan

Doğurmamış, bebek evlat edinmiş, sütü gelen kadınların anne sütü besin içeriklerinin doğum yapmış kadınların anne sütü içeriği ile karşılaştırılması

1.lik Ödülü

Anne sütü, içeriğinin ideal besin, biyoaktif ve bağışıklık özellikleri ve kanıtlanmış kısa ve uzun dönem faydaları açısından bebeklerin beslenmesinde altın standart olarak kabul edilmektedir. Bugün evlat edinme ve evlat edinilen bebeklerin emzirilmesi isteği giderek artmaktadır. Ancak, doğum yapmamış kadınlardan salgılanan anne sütünün besinsel içeriği hakkındaki bilgiler oldukça sınırlıdır.

Bu konuda literatürdeki tek makalede, doğum yapmamış iki kadının anne sütünün protein seviyesi iki ay içinde sekiz kez ölçülmüş ve protein seviyesinin 11 aylık bebekleri olan üç annenin anne sütü ile karşılaştırıldığında protein seviyelerinin benzer, hatta hafif daha yüksek olduğu ve ilk iki hafta daha düşük olmasına karşın arttığı ve sabit hale geldiği rapor edilmiştir.

Bu çalışmanın amacı altı aydan daha küçük bebek evlat edinen kadınların (doğum yapmamış) anne sütü ile doğum yapmış altı aydan küçük bebekleri olan ve emziren kadınların anne sütünün insan sütü analizörü ile çalışılan protein, karbonhidrat, yağ, toplam çözünen madde ve enerji seviyeleri açısından karşılaştırılmasıdır.

Zeynep Yurdakul

Prematüre Bebeklerde Oral Beslenmeye Hazır Oluş Ölçeğinin Geliştirilmesi

2.lik Ödülü

Çalışmanın amacı prematüre bebeğin ağızdan beslenmesine başlamak için kapasitesinin önceden değerlendirilmesinin sağlanması, bakıcının ağızdan beslemeye ne zaman başlanacağını bilememesi nedeniyle karşılaşacağı zorlukları önlemek ve ağızdan beslemeye geçiş için uygun zamanı belirlemek üzere bebeğin sistematik değerlendirilmesine yardımcı olmaktır. Çalışma, “Prematüre Bebeklerin Ağızdan Beslenmeye Hazır Olma Ölçütü”nün prematüre bebeklerin ağızdan beslenmeye hazır olup olmadığını değerlendirmek için geçerli ve güvenli bir ölçü aracı olarak geliştirilmesi için metodolojik olarak planlanmıştır. Bu çalışmada “Prematüre Bebeklerin Ağızdan Beslenmeye Hazır Olma Ölçütü”nün prematüre bebeklerin ağızdan beslenmeye hazır olup olmadığını değerlendirmek için geçerli ve güvenli bir ölçü aracı olarak geliştirilmesi için metodolojik bir yaklaşım benimsenmiştir.

Vildan Cırık

Preterm yenidoğanlarda orogastrik tüp takma işlemi nedeniyle oluşan ağrıyı azaltmada anne sütü, sarmalama ve cenin pozisyonu verme yöntemlerinin etkisi

3.lük Ödülü

Doğum tarihinden önce rahim içi ortamından ayrılarak erken yeni doğanların özel tedavi ve bakımında Neonatal Yoğun Bakım Ünitesinde (NICU) görülen sorunlardan biri ağrılı işlemlerdir.

Erken yeni doğanlar NICU’da çeşitli ağrılı işlemlere maruz kalırlar. Erken yeni doğanlar ağrılı işlemler sırasında deneyimlenen etkileri hafifletmek için fizyolojik ve nörolojik gelişimle donanmamıştır ve ağrıya çok daha fazla duyarlıdırlar. Bu nedenle erken yeni doğanlar özellikle daha fazla destek ve korumaya ihtiyaç duyarlar. Zamanında ve erken yeni doğanların etkin ve güvenli yöntemlerle yaşadıkları ağrıların azaltılması tüm yeni doğanların temel hakkıdır. Erken yeni doğanlar üzerinde yapılan çalışmalar topuk kanı alınmasında, endotrakeal/farinjiyal aspirasyonda, endotrakeal aspirasyonda ve aşı yapma işlemlerinde kullanılan farmakolojik olmayan yöntemlerin ağrı ve stresi azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. Çalışmanın amacı, anne sütü, sarma ve fetüs pozisyonu yöntemlerinin erken yeni doğanlarda orogastrik tüp (OGT) insersiyonu nedeniyle hissedilen ağrının azaltılmasındaki etkinliğini ayrı ayrı ve birlikte değerlendirmektir.

Duygu Murat Öztürk

Postpartum Kanamanın Yönetiminde Simülasyon Yöntemi İle Kadın Ve Doğum Servisinde Ve Doğumhanede Çalışanların Bilgi Ve Becerilerinin Geliştirilmesinin Ve Bu Eğitimin Postpartum Kanama İle İlgili Verilere Etkisinin Değerlendirilmesi

3.lük Ödülü

Doğum Sonrası Kanama tüm dünyada, gebelikle ilgili tüm ölümlerdeki en büyük nedendir. Bu nedenle bu problem öncelik almaktadır.

Simülasyona dayalı eğitim oturumlarının sayısı giderek artmaktadır ve doğum sonrası kanama, klinik hataların tanımlanması, risklerin hafifletilmesi, hizmet kalitesindeki artış ve daha önce deneyimlenmemiş vakaların deneyimlenmesi gibi güvenli olmayan koşulların değerlendirilmesi için önemlidir (Şendir, 2013). Geleneksel öğrenme yöntemlerinden ayrı, yenilikçi eğitim yöntemlerinden biri olan simülasyona dayalı eğitim, kritik değerlendirmeyi de sağlamaktadır.

Bu, sıkça rastlanan ve ölümcül bir durum olduğundan, doğumdan sonra doğum sonrası kanamanın takibi çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı yeni doğan servisi ve doğumhanede çalışanların bilgi ve becerilerinin doğum sonrası kanamanın simülasyon yöntemi ile yönetilmesi konusunda iyileştirilmesi ve doğum sonrası kanama ile ilişkili verilerde bu eğitimin etkisinin değerlendirilmesidir.